Kayıtlar

Ağustos, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

The Dark Tower: The Wind Through the Keyhole

Resim
Kitabın içeriği ile ilgili özet bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz.

THE WIND THROUGH THE KEYHOLE Kara Kule’yi bulma macerasındaki Roland’ın genç ve yaşlı halini görebileceğimiz hikâye içinde bir hikâye kitabı. Seriyi bitirmiş okuyucular Roland ve Ka-Tet’inin Emerald City’den ayrışılından Calla Bryn Sturgis’in sınırına varana dek yaptıkları yolculuğu keşfedecekler.

Roman “Matruşka” diyebileceğimiz bir kurguya sahip; hikâye içinde hikâye ve onun da içinde hikâye şeklinde tanımlanıyor. Kara Kule 4 ve 5 arasında yerini alacak olan kitap Roland ve Ka-Tet’inin Işının Yolu’nda önlerine çıkan zorluklara karşı gelmeleri üzerine yoğunlaşıyor. Roland kitapta silahşörlüğünün ilk zamanlarından, annesinin ölümünü izleyen suçluluk duygusu içindeki ilk yılından bir hikâye anlatacak. Babası tarafından tehlikeli bir şekil değiştirici olan “skin man”i sorgulamak için yollanan Roland, canavarın son katliamının hayatta kalan tek tanığı cesur fakat korkmuş bir çocuk olan Bill Streeter’ı himayesin…

The Man From Earth

Resim

Hunger

Resim
Hani filmler vardır ya o kadar rahatsız edicidir, gerçekleri o kadar sert çarpar ki suratınıza izlerken içiniz sızlar, gördüklerinizi kabul etmek istemezsiniz; Hunger da o filmlerden biri.

Film İrlanda Kurtuluş Ordusu'nun politik suçlu üyelerinin İngiltere'de özel bir hapishanedeki mahkum yaşamlarından yola çıkılarak çekilmiş. Hapishanedeki 75 mahkum temel insani hakları uğruna yıllardır mücadele etmektedir. Battaniye, açlık grevi ve yıkanmama eylemlerine rağmen İngiliz Hükümeti politik suçlu saydığı bu insanlara istediğini giyme dahil hiç bir hakkı tanımamakta ve türlü eziyet etmektedir. Hareketin başı olan Bobby Sands İrlanda Halkı'nın özgürlüğü için dünyanın ilgisini çekmek uğruna tekrar açlık grevine başlar. Özgürlüğü elde etmenin yolu açlıktan ve onlarca insanın sefalet içerisinde ölmesinden geçmektedir.

Hunger çok çarpıcı bir film. Film boyunca oldukça az ama öz diyaloglarla sadece karakterler ve eylemler konuşuyor. Bir insanın normalde bulunmaması gereke…

Jane Eyre

Resim
İngiliz klasiklerini çok severim, özellikle Jane Austen, Charles Dickens ve Charlotte Brontë’nin uyarlamalarını zevkle izlerim. Jane Eyre de Charlotte Brontë’nin en başarılı uyarlamalarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Jane Eyre henüz on yaşındayken öksüz kalınca yengesi ve kuzeninin yanında kalmaya başlar fakat kendisini kıskanan kuzeni ve kötü kalpli yengesi tarafından yatılı okula gönderilir. Burada çocukluğunun tüm masumiyetiyle acıyı, ölümü ve şiddeti yaşayan Jane her şeye rağmen başarılı bir öğrenci olur ve öğretmen olduğu gün okuldan ayrılır. Gidecek yeri olmayan Jane, Rahip John Rivers ve kızkardeşlerinin yanına sığınır. Kimseye yük olmak istemeyen Jane Thornfield Malikanesi’nde mürebbiye olarak çalışmaya başlar. Günlerini huzur içinde gerçiren Jane’in hayatı Edward Fairfax Rochester’ın eve dönmesiyle tamamen değişecektir.

Filmde konunun işlenişi, zaman ve mekanın yansıtılması, kurgu ve müzik eksiksiz. Fakat tüm bunların yanında bana göre filmin en büyük kozu…

Wilfred

Resim
Yalnızsınız, umutlarınız tükenmiş, sevmediğiniz bir mesleğiniz var ve işsizsiniz. Tek çare ölüm gibi görünüyor. Bilgisayarda yazılmış bir intihar notu ve avuç dolusu hapla işinizi halledip kendinizi yatağa bırakıyorsunuz ama şimdiye dek hiç yaver gitmemiş olan şansınız yine yaver gitmiyor; ilaçlar kız kardeşinizin verdiği plasebo etkili şeker, üstüne üstlük uykunuz da kaçıyor ve sabah kapınız çaldığında gelen seksi ve güzel yan komşunuzun karşısına mosmor gözlerle çıkıyorsunuz. Karizma da elden gidiyor yapacak bir şey yok ama o da ne; komşunuzun yanında duran gri kürklü kostüm giymiş, insandan bozma dev gibi bir yaratık var. Komşunuz Jenna size yaratığı köpeği Wilfred olarak tanıştırdığında aldığınız hapların yan etkisidir diye düşünüyorsunuz haklı olarak ama hapların yan etkisi yok. Jenna Wilfred’ı size emanet ederek işe gidiyor, Wilfred eve giriyor, su istiyor. Bardakta mı kasede mi vereceğinize karar vermeye çalışırken kafayı yediğinizi düşünüyorsunuz. Wilfred gerçekt…

Carnivàle

Resim
"Başlangıçtan önce, cennet ile cehennem arasında gerçekleşen büyük savaştan sonra, Tanrı dünyayı yarattı ve insan dediği yetenek sahibi maymuna hâkimiyet verdi. Her nesilde bir ışığın, bir de karanlığın mahlûkatı doğacaktı. İyilik ve kötülük arasında çok eskiden beri süregelen savaşta kalabalık ordular çarpışacaktı. O zamanlar sihir, asalet ve hayal edilemez bir acımasızlık vardı. İlk atom bombasının Trinity'de denenmesine kadar da böyle oldu. Bundan sonra insanoğlu sonsuza kadar mucizeyi mantıkla takas etmiş oldu."


diyerek başlıyor Carnivàle; iyi ve kötünün, doğru ve yanlışın birbiriyle dans ettiği, ıssızlığın ortasında dönüp duran dönme dolabı ve ışıl ışıl atlıkarıncasıyla.

Carnivàle, annesinin ölümünden sonra gezici bir karnavala katılarak polislerden kaçan ve tuhaf güçleri olan Ben Hawkins ile California’nın Mintern kasabasında rahiplik yapan ve yine tuhaf güçleri olan Justin Crowe’un ayrı hikâyelerini anlatarak başlıyor. Hikaye 1934 yılında, Amerika'…