Kayıtlar

Haziran, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

The Prestige

Resim
Bu yazı The Prestige hakkında tehlikeli derecede spoiler içermektedir.


Siz sırrı bilmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.


Bir insan ne kadar hırslı olabilir?

İnsan hayatı pahasına bildiği şeyde diretecek kadar?

En iyi olabilmek için etrafındaki kimseyi umursamayacak kadar?

Rakibinin sırrını öğrenebilmek uğruna hayatını ve servetini feda edecek kadar?

Suçsuz rakibini ölüme gönderecek kadar, yine rakibini gözünü kırpmadan öldürecek kadar?

Amacına ulaşabilmek için yarısını, ikiz kardeşini herkesten saklayarak ikili bir hayat yaşayacak kadar?

Amacına ulaşabilmek için her gün tekrar tekrar kendini öldürecek kadar?


İki meslektaş Robert Angier ve Alfred Borden sihirbaz olma aşkıyla yanıp tutuşan iki genç, yolları sihirbazlık maceralarının başlangıcında kesişiyor fakat bu başlangıç aynı zamanda birbirlerinden nefret etmelerinin ve hırsları uğruna ömür boyu birbirlerine çektirecekleri eziyetin de başlangıcı oluyor. Bir gösteride Alfred’in bilmeyerek yaptığı hata sonucu Angier’ın karısı ölüyor; bu ölümün…

Blaze

Resim
Blaze, kötü başlayan, acılarla geçen ve olabilecek en kötü şekilde biten bir hayatı; Clayton Blaisdell'in hayatını anlatan bir kısa roman. Clayton oldukça akıllı bir çocukken babasının onu merdivenlerden yuvarlaması ile dünyası kararıyor, o artık aklı gelişemeyecek hep çocuk kalacak fakat kötü yollardan para kazanacak bir insan. Çocukluğu acılar içinde yetimhanede, ıslahevinde ve çalışma kamplarında geçen Blaze sonun başlangıcına arkadaşım dediği George ile tanışınca erişiyor. Onu olduğu gibi kabul edip onu sonuna kadar kullanan George ile geçen dolandırıcılık yıllarından sonra George'un ölmesiyle elinde George ile son yaptıkları bebek kaçırma planı, çalıntı bir araba ve George'un hayaleti kalıyor.

Blaze bana ilk sayfasından itibaren Fareler ve İnsanlar'ı anımsatan acıklı bir hikaye. Belki de sonunun bu şekilde biteceğini bilmem yüzünden yaklaşık 3 aydır bitiremediğim Blaze, ruh halimin yetersiz olması sebebiyle anca bugün bitti. İnsan kötü hissederken okuduğu veya izle…

Angels & Demons

Resim
İnsan 140 dakika aklına başka hiçbir şey gelmeden ve kıpırdamadan başka bir dünyada bulunabilir mi? Bulunabilirmiş; Angels & Demons'ı izlerken bizzat bulundum.

Öncelikle; kitabı (yarısı normal yarısı özel basım olmak üzere) 3 günde hatim etmiş, her mekanı internette araştırmış biriyim. Balık hafızam bu sefer bana kıyak geçmiş oldu; kitabın çoğu yerini çöldeki seraplar misali hayal meyal hatırladım izlerken (Anduril'in çığlık attığı Galileo'nun kitabının yırtılma sahnesi hariç; orayı hatırlayacağım tuttu). Yine de o hayal meyal hatırladıklarımla inanılmaz bir görsel uyum vardı; çeşme bölümü hariç ben orayı tamamen farklı hatırlıyorum okuyup bakmak lazım. Bir de Cern sahneleri kısa geldi bana her ne kadar gerizekalı bir eleştirmen "çok sıkıcı, uzun ve anlaşılmaz sahnelerdi" dese de, beyinsiz.

Dan Brown'ın Angels & Demons heykeli; kanlı canlı bir insan olarak çıktı karşıma. Şimdiye kadar izlediğim en iyi uyarlamalardan biriydi. Kitap da okuduğum en iyi Dan…

Knowing

Resim
Dünyanın sonunun ne zaman geleceğini bilseniz ve kimse size inanmasa ne yapardınız? Lucinda Embry sonraki 50 yıl içinde olacak felaketlerle birlikte dünyanın sonunu da bir kağıda yazıyor, okulunun zaman kapsülüne koyuyor ve gelecek kuşaklara bu yolla iletiyor kıyamet gününü.

Peki ne için? diye sorabilirsiniz, sorunun cevabı tamamen sizin yorumunuza kalmış.

Knowing'in bu kadar iyi bir film olduğunu tahmin etmemiştim. Bilimkurgu gerilim tarzının güzel örneklerinden biri olan filmde biraz Shalayaman tarzı var gibi. Olaylar ilk yarıdan sonra hızlanıyor bu bakımdan filmin ilk yarısında (en azından uçak kazasına kadar olan kısımda) biraz sıkılabilirsiniz ama bu sıkıntınız ikinci yarıda kesinlikle sona eriyor. Film aslında özgün bir senaryoya sahip değil; dünyanın sonu gelmiştir, bunu haber veren birileri var ve bunu engellemeye çalışan bir Amerikan babası mevcut (bu yönden baktığımızda War of The Worlds'ü de andırıyor The Signs'ı da). İnsanlar panik içinde kaçışıyor, felaketler ol…

Terminator Salvation

Resim
İlk Söz: Kesinlikle hüsrana uğramadım, beklentilerimi sonuna kadar karşılayan bir film izledim.

Öncelikle; ben bir terminatör hayranı değilim, Bale olmasa bu filmi sinemada kesinlikle izlemezdim fakat serinin her filmini (ilkini 3'den fazla kez) ve diziyi izlemiş bir terminatör izleyicisiyim belirtmek isterim.

Terminator Salvation serinin diğer bölümlerinden farklı olarak bizi geleceğe götürüyor; John Connor efsanesi henüz efsane değilken tanıyoruz Connor'ı. Çocukluğundan beri peşindeki terminatörlerden kaçmaktan yılmış, annesinin kendine bıraktığı kasetleri dinleyerek makinalarla olan savaşta ön saflarda yer almak isteyen genç Connor, direnişin önde gelenlerinden. Fakat merkez'dekiler tarafından düşündükleri ve yaptıkları tasvip edilmiyor; insanoğlunun makinalar ile ilgili çok başka planları var. Connor ise başka bir şeyin peşinde; Sky Net'in öldürülecekler listesinde 2. sırada olan John, 1. sıradaki babası Kyle Reese'i kurtararak onu geçmişe, annesine, mutlak ölü…