Drive

Arabalı, kaçıp kovalamacalı filmleri severim yalnız Fast & Furious tarzı abartı filmlerden çok daha gerçekçi filmleri tercih ederim. Her ne kadar ismine bakıp da kendimizi arabalı sahnelere hazırlasak da Drive bu türün sakin, yavaş, deyim yerindeyse oldukça “cool”; aksiyon-macera değil de dram ağırlıklı örneklerinden biri.

Filmin oldukça sıradan olan konusu şöyle; İsmini bilmediğimiz gizemli sürücü (Driver) hayatını filmlerin arabalı sahnelerinde dublörlük yaparak ve bir tamirhanede çalışarak kazanan, ek iş olarak da sürücülük kabiliyetlerini soygunlarda kullanan kendi halinde yalnız biridir. Yeni taşındığı apartmandaki sessiz-sakin küçük oğluyla yaşayan Irene ile gelişen arkadaşlık ilişkisi, Irene’in kocası Standard’ın hapisten çıkarak eve dönmesiyle karmaşık bir hal alır. Standard’ın hapisteyken borçlandığı adamlar ailesini tehdit edince devreye Sürücü girer; Standard’a yapacağı soygunda yardım etmeyi teklif eder.

Drive’ın yönetmen koltuğunda Nicolas Winding Refn oturuyor. Başrollerde son zamanların yükselen genç isimleri Ryan Gosling (Driver) ve Carey Mulligan (Irene)’a usta aktörler Bryan Cranston (Shannon), Albert Brooks (Bernie Rose) ve Ron Perlman (Nino) eşlik ediyor. Filmin müzikleri Cliff Martinez’e ait. Senaryo James Sallis’in aynı isimli kitabından uyarlanmış. 


Drive enteresan bir film, oyunculuk ve kurgu ile öne çıkan ve izlemeye başladığınızdan itibaren sizi içine alan bir yapısı var. Özellikle başroldeki iki karakter Sürücü ve Irene o kadar sakin ve huzurlular ki, başlarına gelen olayların rutin olduğunu düşünebilirsiniz. Önceleri oldukça yavaş olan filmin temposu da gelişme bölümünün sonlarına doğru yavaş yavaş yükseliyor, Mustang Shelby’li kovalamaca sahnesi oldukça iyi. Olaylar arasında gereksiz diyalog ve sahneler yok, özellikle baş karakterler az ve öz konuşuyor. Sürücü’nün sessiz, sakin, kırılgan ama bir o kadar tehlikeli karakterini canlandıran Ryan Gosling bana göre alkışı hak ediyor, sayesinde 100 dakikanın nasıl geçtiğini anlamıyor ve güzel bir finalle iyi bir filmin keyfine varıyorsunuz.

İmkanınız olursa Drive’ı sinemada izleyin, dönüşte de hayatın derdini çilesini düşünmeden Kavinsky & Lovefoxxx – Nightcall dinleyerek basın gaza gitsin.

B.Kumbay / 11.12.11

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

The Prestige

Supernatural 5. Sezon Yorumları

50 Muhteşem Kısa Hikaye