26 Kasım 2008 Çarşamba

"Nightmares and Dreamscapes: From the Stories of Stephen King" - Rüyalar ve Karabasanlar (2006)



"Nightmares and Dreamscapes: From the Stories of Stephen King" - Rüyalar ve Karabasanlar (2006)



Yönetmen:

Mark Haber
Rob Bowman ("Umney's Last Case") ("The Fifth Quarter")
Brian Henson ("Battleground")
Sergio Mimica-Gezzan ("The Road Virus Heads North")
Mike Robe ("You Know They Got a Hell of a Band")
Mikael Salomon ("The End of the Whole Mess")

Süre: 480 min (8 episodes)
Ülke: Australia / USA


Bölüm 1 – Battleground (Savaş Alanı)



John Renshaw (William Hurt) bir kiralık katildir. Ünlü bir oyuncak firmasının sahibini öldürdükten sonra sakin ve huzurlu evine döner. Huzuru kapıya kargo ile gelen bir kutu oyuncakla sona erecektir.



N&D'den en sevdiğim hikaye diyebilirim. Zaten bütün olarak dizinin kurgusu, atmosferi, oyuncuları, müzikleri ve sesler harika ama Battleground'da William Hurt hiç konuşmadan o kadar harika oynamış ki resmen hop oturup hop kalktım. Hikayesini okuma şerefine eremedik ama Battleground gerçek bir Stephen King hikayesi, hayalgücünün zirvelerinde.







Bölüm 2 – Crouch End

Lonnie (Eion Bailey) ve Dorris Freeman (Claire Forlani) yeni evli bir çifttir. Balayı için İngiltere’ye gelmişlerdir. Her şey güzel gitmektedir ta ki

Lonnie’nin müşterilerinden biri onları akşam yemeğine davet edene dek. Lonnie ve Dorris bir taksiye atlarlar ve Crouch End’in yolunu tutarlar. Fakat Crouch End hiç de göründüğü gibi sakin bir kasaba değildir.



N&D'de beğendiğim 3. hikaye, oyunculuk müthişti, efektler de güzeldi, sonu da sürprizdi ee daha ne olsun. Eion Bailey ve Claire Forlani konuşturmuş resmen.







Bölüm 3 – Umney’s Last Case (Umney’in Son Davası)


Clyde Umney (William H. Macy) çok başarılı bir dedektiftir. Sam Landry ise Umney karakterini yaratan ve kitapları çok satan bir yazardır.Sam’in özel hayatında büyük sorunları vardır ve Clyde Umney ile yer değiştirmeye karar verir.


William H. Macy tam 3 karakteri oynamış ve süper oynamış. Eşi rolündeki The 4400'den tanıdığımız Jacqueline McKenzie de harikaydı. Hikaye sizi çok şaşırtmayabilir ama oyunculuk ön planda. Ben sonunu pek sevmedim ama bütününe baktığınızda güzeldi.







Bölüm 4 – The End of The Whole Mess (Tüm Kargaşanın Sonu)


Howard Fornoy (Ron Livingston) çok başarılı bir belgesel yapımcısıdır. Howard’ın kardeşi Robert bir dahidir ve bir gün Dünya’daki tüm kargaşayı sona erdirecek bir buluş yapar. Fakat bu buluşun yan etkileri vardır.

Ben bu hikayeye de bölüme de bayıldım ya, Ron Livingston o kadar iyiydi ki ağlayasım geldi. Hikaye deseniz mükemmel bir Stephen King hikayesi örneği. Bu adam bunu nasıl düşünmüş diye hayret edeceksiniz. Sonunu beğenmememe rağmen 2 kere izledim valla bayıldım.


Bölüm 5 – The Road Virus Heads North (Kuzeye Giden Yol Virüsü)

Richard Kinnell (Tom Berenger) çok başarılı bir gerilim – korku yazarıdır. Birgün bir seyahatten dönüşte yolu küçük bir kasabadan geçerken bir garaj satılına rastlar. Garaj satışında genç yaşta intihar eden bir delikanlının yaptığı resmi satın alan Richard, resmin yavaş yavaş değişmekte olduğunu fark edecektir.


İşte bildiğimiz bir King hikayesi. Tom Berenger'i ilk başta Stephen King gibi düşünmüştüm ama bölümde Stephen King'in kitaplarını görünce fikrim değişti. Bölümün en büyük sürprizi olayların bir kısmının Stephen King'in evinde geçmesi (ve eve bir kez daha bayıldım). Yol Virüsü'nün resmi tam düşündüğüm gibiydi, güzel bir uyarlama olmuş.


Bölüm 6 – The Fifth Quarter (Beşinci Ortak)


Willie Gansen (Jeremy Sisto) hapisten yeni çıkmış ve karısı Karen(Samantha Mathis) ve oğlunun yanına dönmüştür. Artık kirli işlere bulaşmama kararı alan Willie’nin kararı, eski hücre arkadaşı Barney’nin evine vurulmuş bir şekilde gelmesiyle değişecektir.


İçinde doğaüstü öğeler barındırmayan tek bölüm. Oyunculuk iyiydi ama bilmesem Stephen King'in olduğunu anlayamazdım. Yönetmen Rob Bowman ve oyuncular Jeremy Sisto - Samantha Mathis ile işi kurtarmaya çalışmışlar ve biraz başarmışlar gibi. Yine de seri içindeki en vasat bölüm diyebilirim.






Bölüm 7 – Autopsy Room Four (4 Numaralı Otopsi Odası)


Howard Cottrell (Richard Thomas) hastaneye otopsi için getirilen zengin bir iş adamıdır ve 4 numaralı otopsi odasına alınır. Tek sorun vardır, Howie hayattadır fakat otopsiyi yapacakların bundan haberi yoktur.


İşte meşhurr 4 numaralı otopsi odamız. It'den tanıdığımız Richard Thomas, kimsenin bulunmak istemeyeceği ama çoğumuzun gideceği bir ortam, birbirinden hoşlanan 2 doktor (iyiki de hoşlanıyorlardı da konsantre olamadılar), zehirli bir yılan ve aşık bir kadın. Ben çok başarılı buldum gerçekten iyi bir uyarlama olmuş.






Bölüm 8 – You Know They Have a Hell of a Band (Ne Felaket Bir Ekipti Ama)

Mary (Kim Delaney) ve eşi Clark (Steven Weber) kısa bir tatile çıkmışlardır. Araba ile yolculuk yaparken garip bir kasabaya uğrarlar. Kasaba halkının bir özelliği vardır. Hepsi ölmüş Rock’n Roll yıldızlarıdır.


Heyecanlı bir bölümdü ama çok da hoşuma gittiğini söyleyemem. Hele sonuna illet oldum. Konu ilginçti, oyunculuk da iyiydi. Hikayesini okumak isterim doğrusu bakalım iyi bir uyarlama mı.

Hiç yorum yok:

Justice League

Ve bir yıldır beklediğim Justice League'i sonunda izledim hem de 4dx olarak. Beklediğime değdi mi: evet, bayıldım mı: hayır. Sonuç...