14 Şubat 2016 Pazar

Cadı Avcısı

Bazı kitaplar vardır ki okurken insanı rahatlatır, kafasını boşaltır, dertlerini unutturur, hele ki hasta yatıyorsa iyileşme sürecinin bir parçası olur; Cadı Avcısı işte bu kitaplardan. Bir de kapağına vurulup da aldığınız kitaplar vardır ya, Cadı Avcısı ile tanışmamız aynen bu şekilde oldu, iyi ki de tanışmışız.

Cadı Avcısı 16. yy İngilteresi’nde geçiyor; Elizabeth Grey ailesini vebaya kurban veren ve ölümün pençesindeyken kendisi de henüz çocuk olan Caleb Pace ile tanışan yetim bir çocukken Caleb ile birlikte saraya gidiyor ve kralın amcası Lord Blackwell tarafından Cadı Avcısı olarak yetiştiriliyor. Kendini adadığı mesleği uğruna hergün ölümle yüz yüze gelmesine rağmen ne Caleb’dan ne cadı avcılığından vazgeçemeyen Elizabeth’in şansı bir gün dönüyor, cadı olarak hüküm giyiyor ve yakılmaya mahkum ediliyor. Hapishanede can dostu Caleb’ın kendisini kurtarmasını bekleyen Elizabeth karşısında krallığın en büyük düşmanı güçlü büyücü Nicholas Perevil’i buluyor. Nicholas Elizabeth’in gerçek kimliğini bilmediği halde onu mutlak ölümden kurtarıyor ve evine götürüyor. Elizabeth birden kendini kaçacak ve saklanacak yer olmaksızın iki düşman taraf arasında buluveriyor.

Cadı Avcısı Virginia Boecker’in ve kaç kitaplık olduğunu bilmediğimiz bir serinin ilk kitabı. Kitabın öyle ahım şahım bir konusu olmasa da enteresan ve insana kendini derhal sevdiren karakterleri (kötü adamlar dahil), yazım dili, enteresan ve sıkmayan kurgusu ve tam ayarındaki heyecan seviyesi ile kendini bir çırpıda okutuyor. Elizabeth Grey, John, Caleb Pace, Lord Blackwell, Schuyler, Peter, George, Fifer, Nicholas Perevil hepsi iyi işlenmiş karakterler, okurken hepsini ayrı ayrı seviyorsunuz (özellikle John’u dememe gerek yok sanırım ama Caleb’ın da seveni çoktur tahminim).

Cadı Avcısı’nın devam kitabı The King Slayer Haziran  2016’da Amerika’da okuyucularıyla buluşacak, bu serinin dizisini de yakında izleriz gibime geliyor zaten kitap sanki uyarlama yapılsın diye yazılmış, iyi görsel efektlerle şahane bir uyarlama olacağı kesin.

Ortaçağ İngilteresi (Anglia Krallığı), cadılar, büyücüler, hayaletler, hortlaklar ve cadı avcıları; heyecan, gerilim az biraz da romantizm (hayır vıcık vıcık twilight romantizmi değil, ufacık küçücük olanından) kombinasyonundan hoşlanırım derseniz Cadı Avcısı’nı okuyun derim. Gayet eğlenceli ve sürükleyici bir kitap, baskı ve kapak kalitesi de harika, Yabancı Yayınları ve kitabın çevirisini yapan Onur Özkan harika bir iş çıkarmışlar ortaya. Darısı ikinci kitabın başına.

Burcu Kumbay / 14.02.2016

Hiç yorum yok:

Justice League

Ve bir yıldır beklediğim Justice League'i sonunda izledim hem de 4dx olarak. Beklediğime değdi mi: evet, bayıldım mı: hayır. Sonuç...